
Derleyen: Fuat Yıldız
Dünya sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ticaretinin neredeyse üçte birinin geçtiği bu dar su yolu, küresel ekonominin en hassas sinir noktası durumunda. Katar gibi bir sıvı gaz devini ayakta tutan devasa tankerler her gün bu sıkışık boğazdan geçmek zorunda olduğu için, bölgedeki en ufak bir askeri sürtüşme doğrudan küresel piyasaları kilitliyor.
Katar'ı dünyanın en zengin ülkelerinden biri yapan devasa gaz rezervi, aslında İran ile ortaklaşa işletilen Güney Pars/Kuzey Sahası havzasından geliyor. Doha yönetimi bir yandan Batılı enerji devleriyle milyar dolarlık ortaklıklar kurarken, diğer yandan aynı rezervi paylaştığı Tahran ile son derece hassas bir diplomasi dengesi yürütmek zorunda.
Irak'ın Basra'yı Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlama projesi veya Umman ile yapılan geçici koridor anlaşmaları kara lojistiği için devrim niteliğinde adımlar. Ancak aşırı soğutulup sıvılaştırılan doğalgazın devasa deniz tankerleri dışında bir alternatifinin olmaması, Katar'ın Hürmüz'e olan göbek bağını koparmasını neredeyse imkansız kılıyor.
Hürmüz'de yaşanabilecek olası bir tıkanma veya deniz trafiğinin durması, sadece Ortadoğu'yu değil Londra'dan Tokyo'ya kadar tüm enerji borsalarını saniyeler içinde altüst edebilir. Katar gazının piyasadan çekilmesi, kış aylarında Avrupa ve Asya'daki elektrik ile ısınma faturalarını bir gecede katlayacak zincirleme bir reaksiyonu tetikler.
Askeri açıdan bölgesel devlerin arasında yer alan Katar, kendi varlığını sadece ABD üssüyle değil, küresel bir arabulucuya dönüşerek garanti altına aldı. Hem Doğu hem Batı aktörleriyle aynı masaya oturabilen Doha, listln sayfalarında sıkça incelediğimiz o karmaşık Ortadoğu diplomasisinin en kilit aktörlerinden biri olmayı sürdürüyor.
Tüm maddeleri incelemek ve favorine oy vermek için listeye tıkla.